Bayraklar   English Russian English China
 

  CE BELGELENDİRME


            ÜRÜN
   BELGELENDİRME
             VE
  TEST HİZMETLERİ

        SİSTEM
   BELGELENDİRME


    ISO 9001:2008
    ISO 13485:2003
    ISO 14001:2004
    ISO 22000:2005
  OHSAS 18001:2007
 

    GOST
   UkrSEPRO
   e işareti
   ECE R işareti

 
   CE Belgelendirme    Sistem Belgelendirme       
 
 

Yeni Yaklaşım Direktiflerinin Kapsamı

1.1 Direktiflerin kapsamına giren ürünler

Yeni Yaklaşım Direktifleri Topluluk Pazarında ilk defa olarak piyasaya sürülecek (veya hizmete sokulacak) olan ürünlere uygulanır. Aynı zamanda bu direktifler, üye devletlerde üretilen yeni ürünler ile üçüncü ülkelerden ithal edilen kullanılmış ve ikinci el ürünlere uygulanır.
Ürün kavramı Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kendi arasında değişmektedir ve ürünün bir veya daha fazla direktifin kapsamına girip girmediğini doğrulamak imalatçının kendi sorumluluğundadır.
Önemli değişikliklere maruz kalan ürünler Topluluk pazarında piyasaya sürüldüklerinde veya hizmete sokulduklarında ilgili direktifin hükümleri ile uyumlu olmak zorunda olan yeni bir ürün olarak görülebilir. Bu aksi öngörülmediği sürece her duruma göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Orijinal performansında, amaç veya tipinde bir değişiklik olmadan tamir edilmiş olan ürünler Yeni Yaklaşım Direktiflerine göre uygunluk değerlendirme prosedürlerine tabi tutulmazlar.
Özellikle ve münhasıran askeri ve polisiye amaçlı kullanım için tasarlanmış olan ürünler açıkça belli bazı Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamının dışında bırakılmıştır. Öteki direktifler bakımından, Üye Devletler belli, şartlar altında, özellikle askeri kullanım amaçlı olarak tasarımlanan ürünleri AT Anlaşmasının 296 ıncı maddesine göre uygulama alanlarının dışında tutabilirler.

Yeni Yaklaşım Direktifleri Topluluk Pazarında piyasaya sürülmesi veya hizmete sokulması planlanan ürünlere uygulanır. Genellikle bu ürünler kullanıma hazırdır veya sadece tasarlanan amaçlar doğrultusunda kullanabilmek için lazım olan değişiklikleri gerektirir. Ayrıca, direktifler sadece ürünlerin Topluluk pazarında ilk defa olarak piyasaya sürülmesi veya hizmete sokulması durumlarında uygulanabilirler. Bunun sonucu olarak, direktifler ilk defa Topluluk pazarına giriyor olmaları şartıyla üçüncü bir ülkeden ithal edilmiş olan kullanılmış ve ikinci el ürünlere de uygulanır fakat daha önceden Topluluk pazarına girmiş bulunanlara uygulanmaz. Bu, direktifin uygulamaya girmesinden önce üretildiği bir üçüncü ülkeden ithal edilmiş olan ikinci el ve kullanılmış ürünlere bile uygulanır.

Ürün kavramı Yeni Yaklaşım direktiflerinin kendi aralarında değişmektedir. Direktif kapsamındaki nesnelere örneğin ürün, ekipman, cihaz, aygıt, alet, enstrüman, malzeme, parça veya güvenlik parçası, birim, aksesuar veya sistem adlarıyla atıfta bulunulabilir. Ürününün bir direktifin kapsamına girip girmediğinin teyidi üreticinin sorumluluğundadır.

Her bir ilgili direktifle uyum içinde olan ürün ve parçalarının bir kombinasyonu her zaman bir bütün olarak direktifle uyumlu olmak zorunda değildir. Ancak, bazı durumlarda, aynı kişi tarafından bir araya getirilen veya tasarımlanan farklı ürün ve parçaların kombinasyonu direktifin hükümleri ile uyumlu olmak zorunda olan bir tek ürün olarak kabul edilirler. Özellikle, söz konusu kombinasyonun imalatçısı, ilgili direktifin hükümlerini ve montajla, AT Uygunluk Beyanı ve CE işareti ile ilgili olan tüm gerekleri karşılayacak şekilde bir kombinasyon oluşturmak için gerekli olan uygun ürünlerin seçiminden sorumludur. Ürünlerin ve parçaların seçilen kombinasyonunun bir tek ürün olarak görülüp görülmemesi gerektiği her durum için ayrı ayrı imalatçı tarafından belirlenmek zorundadır.

Hizmete sokulduktan sonra orijinal verimliliğini, amacını veya tipini değiştirmeye yönelik önemli değişikliklere uğramış olan ürünler yeni bir ürün olarak kabul edilebilirler. Bu durum direktifin amacı ve söz konusu direktifin kapsamına giren ürünlerin tipi göz önünde bulundurularak her ürün için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yeniden yapılmış veya değiştirilmiş bir ürünün yeni bir ürün olarak kabul edildiği durumlarda ürün piyasaya sürüldüğünde veya hizmete sokulduğunda ilgili direktif hükümleri ile uyumlu olmak zorundadır. Bu durum, risk değerlendirmesine göre gerekli görüldüğü kadarıyla söz konusu direktifte öngörülen uygunluk değerlendirme prosedürlerine başvurularak doğrulanmak zorundadır. Özellikle, eğer risk değerlendirmesi tehlikenin içeriğinin veya risk düzeyinin arttığı sonucuna götürürse o zaman değişikliğe uğramış olan ürün normal olarak yeni bir ürün kabul edilmelidir. Söz konusu ürünün yeni bir ürün olarak kabul edilip edilmemesi gerektiği konusundaki değerlendirmeyi yapmakla üründeki önemli değişiklikleri gerçekleştiren kişi sorumludur.

Orijinal verimliliğinden, amaç ve tipinden bir değişiklik yapılmadan tamire uğramış olan (örneğin bir arıza sebebiyle) ürünler Yeni Yaklaşım Direktiflerine göre yeni bir ürün olarak kabul edilmezler. Bu yüzden, bu tür ürünlerin, orijinal ürünün direktifin yürürlüğe girmesinden önce veya sonra piyasaya sürülmüş olmasına bakılmaksızın, uygunluk değerlendirmesine tabi tutulmasına gerek yoktur. Ürün tamirat için geçici olarak bir üçüncü ülkeye ihraç edilmiş olsa bile bu durum uygulanır. Bu işlemler genel olarak arızalı veya eskimiş parçanın bir yedek parçayla değiştirilmesi suretiyle yapılır ki her ikisi de orijinal yedek parçayla eşdeğerdir veya en azından benzerdir(örneğin; değişiklikler eski parçanın teknik iyileştirmesi veya eski parçanın üretiminin yapılmaması dolayısı ile yapılabilir). Böylece, bakım işlemleri temel olarak direktiflerin kapsamı dışında bırakılmışlardır. Ancak, ürünün tasarım aşamasında amaçlanan bakım ve kullanım göz önünde bulundurulmalıdır.

Bazı Yeni Yaklaşım Direktifleri özellikle ve münhasıran askeri ve polisiye kullanım amaçlı olan ürünleri açıkça kapsamının dışında tutmaktadırlar. Öteki direktifler bakımından, ürün tanımı gereği askeri amaçlarla kullanılamıyorsa(örneğin; oyuncaklar, gezi amaçlı tekneler ve dondurucu cihazlar gibi), AT Anlaşmasının 296’ıncı maddesi göz önüne alınabilir. AT Anlaşmasının 296(1) maddesi, ilgili ürünler Anlaşmanın 296(2) maddesine göre Konseyce belirlenen listede bulundukları ve bu tür bir kapsam dışılığın askeri amaçlı olmayan ürünler bakımından Topluluk pazarında rekabet koşulları üzerinde olumsuz bir etki yaratmadığı sürece Üye Devletlere özel olarak askeri kullanım amaçlı ürünleri Topluluk mevzuatının kapsamının dışında tutma imkanı tanımaktadır.

1.2 Direktiflerin Eşzamanlı Uygulanmaları

1.2.1 Yeni Yaklaşım Direktifleri

Yeni Yaklaşım Direktifleri tarafından getirilen temel gerekler söz konusu ürünle ilgili olan bu temel gereklerin kapsamına giren risklere bağlı olarak birbiri ile örtüşebilir veya birbirini tamamlayabilir.
Ürünün piyasaya sürülmesi ve hizmete sokulması sadece ürünlerin bütün ilgili direktif hükümleri ile uyumlu olması ve yine bütün ilgili direktif hükümlerine göre uygunluk değerlendirmesi işlemlerine tabi tutulmuş olması durumunda mümkün olacaktır.
Aynı ürün veya riskin iki veya daha fazla direktifin kapsamına girmesi durumunda, öteki direktifler bazen, üretici tarafından belirlenen kullanım amacı göz önünde bulundurulmak suretiyle ürünün risk analizini içeren bir yöntemi takip edilerek uygulanmayabilir.

Yeni yaklaşım direktifleri birbiri ile örtüşen ve birbirini tamamlayan geniş bir ürün ve risk grubunu kapsamına almaktadır. Bir ürün için birden fazla direktifin göz önüne alınması gereğinin bir sonucu olarak, sadece ilgili direktiflerin tümünün hükümlerine uygun olan ürünler piyasaya sürülebilecek ve hizmete sokulabilecektir.

Direktiflerin temel gereklerinin kapsamına giren riskler, çoğu durumda birbirini tamamlayan farklı yönlerle ilgilidir( örneğin; elektromanyetik uygunluk ve basınçlı ekipmanlar ile ilgili direktifler, alçak gerilim ve makinalar ile ilgili direktiflerin kapsamına girmeyen durumları kapsar). Bu durum direktiflerin ortak olarak uygulanmasını gerektirmektedir. Buna göre, bütün ürünler ilgili bütün direktiflere uygun olarak tasarlanmalı ve üretilmelidir ve aksi öngörülmedikçe yine ilgili bütün direktiflere göre uygunluk değerlendirme prosedürlerine tabi tutulmalıdırlar.

Belli bazı direktifler öteki ilgili direktiflerin uygulanmasına doğrudan atıfta bulunurlar(Örneğin; asansörlerle ilgili direktif Makinalar direktifine atıfta bulunmaktadır ve telekomünikasyon terminal ekipmanları ile ilgili direktif de alçak gerilim direktifine atıfta bulunmaktadır). Bu tür atıfların bir takım direktiflerde bulunmamasına rağmen direktiflerin eş zamanlı uygulanmasına dair genel ilke yine direktiflerin temel gereklerinin birbirini tamamladığı yerlerde geçerlidir.

Aynı ürün veya risk iki veya daha fazla direktifin kapsamına giriyor olabilir. Böyle bir durumda, öteki direktiflerin uygulanması diğer direktiflerin kapsamlarından belli ürünlerin çıkartılması veya daha spesifik bir direktifin tercihe şayan olması ile sınırlandırılmaktadır. Bu durum, genellikle bir ürün için risk analizini veya bazen ürünün tasarlanan amacının analizini gerektirir ve bunu takiben uygulanacak direktif belirlenir. Ürünle ilgili risklerin belirlenmesinde(açıklanmasında), imalatçıya standart kuruluşlarının söz konusu ürün için uyumlaştırılmış standartlarla ilgili olarak gerçekleştirdikleri risk değerlendirmesi yardımcı olabilir. Ürünün baskın risklerini göz önünde bulundurarak bu risk analizi sadece uygulanması mümkün olan direktiflerden birinin çerçevesinde bu tür standartların yayımlanmasına yol açabilir.

1.2.2 Yeni Yaklaşım Direktifleri ve Genel Ürün Güvenliği Direktifi

Genel Ürün Güvenliği Direktifi
• Ürün Yeni Yaklaşım Direktiflerinin veya öteki Topluluk Mevzuatının kapsamına girmemesi
• Emniyet unsurları veya risk kategorilerinin hiçbirisi Yeni Yaklaşım Direktifleri veya öteki Topluluk mevzuatının kapsamına girmemesi
koşullarıyla ticari aktiviteler çerçevesinde arz edilen tüketim ürünlerine uygulanır.

92/59/EEC sayılı Genel Ürün Güvenliği Direktifi piyasaya sürülmüş olan tüketim ürünlerinin normal veya öngörülen kullanım koşullarında herhangi bir risk oluşturmamasını temin etmeyi amaçlamaktadır. Bu direktif, üreticilerin sadece güvenli ürünleri piyasaya sürmeleri ve riskleri hakkında bilgi vermelerini gerektirmektedir. Bu direktif aynı zamanda Üye Devletlere piyasada bulunan ürünleri gözetleme ve ciddi risk durumundaki bilgilendirme sistemi veya korunma önlemleri kapsamında alınan tedbirlerle ilgili olarak Komisyonu bilgilendirme zorunluluğu da getirmektedir. Genel Ürün Güvenliği Direktifi tüketim amaçlı olarak tasarımlanan veya tüketiciler tarafından kullanılması olasılığı bulunan ve ticari bir faaliyet sonucunda tedarik edilen yeni, kullanılmış ve yenilenmiş ürünleri kapsamaktadır. Bu tanıma göre, birden fazla Yeni Yaklaşım Direktifinin kapsamına giren ürünler tüketim ürünleri olarak kabul edilecektir(oyuncaklar, gezi amaçlı tekneler, dondurucular, belli çaptaki elektrikli aletler, gaz yakan aletler, makinalar, kişisel koruyucu donanımlar ve basınçlı kaplar gibi).

Genel Ürün Güvenliği Direktifi, ilgili ürünlerin emniyetle ilgili bütün yönlerini düzenleyen Topluluk mevzuatında özel hükümler bulunmadığı sürece uygulanabilir. Ayrıca, Topluluk mevzuatının özel hükümlerinin ilgili ürün için ürün güvenliğinin ve ilgili ürün için risk kategorilerinin yalnızca belli yönlerini düzenlediği yerlerde, bu hükümler söz konusu ürüne, güvenlik yönleri veya riskler bakımından uygulanabilir. Bu kural ürün güvenliği ve ürünlerin içerdikleri risk kategorilerinin bütün yönleri için Yeni Yaklaşım direktiflerinin uygulanmasına öncelik vermektedir. Ayrıca, Yeni Yaklaşım direktiflerinin kapsamına giren ürünler bakımından, amaç, gerektiğinde bu direktiflerin ve ilgili öteki Topluluk mevzuatı hükümlerinin eş zamanlı uygulanması aracılığıyla da, öngörülebilir bütün riskleri kapsamak olmalıdır.

Yeni yaklaşım direktiflerinin ve öteki Topluluk mevzuatının uygulama alanı dışında kalan tüketim ürünleri ( örneğin; söz konusu direktifte yapılan tanımla uyumlu olmayan ürünler, orijinalleri direktifin yürürlüğe girmesinden önce Topluluk pazarına sürülmüş olan kullanılmış ve ikinci el ürünler ve tamire uğramış ürünler) ticari bir aktiviteye konu oldukları sürece Genel Ürün Güvenliği Direktifinin kapsamına girerler.

Yeni Yaklaşım direktifleri, farklı tıbbi cihaz çeşitleri ile ilgili olan direktiflerdeki uyarı sistemleri hariç olmak üzere, acil durumlarda piyasa gözetiminden sorumlu kuruluşlar arasında bir hızlı bilgi değişimi sistemi içermemektedir. Bu yüzden, tehlike durumunda hızlı bilgi değişimi prosedürleri ile ilgili hükümler ve Topluluk düzeyinde buna bağlı alınan tedbirler, Yeni Yaklaşım direktiflerinin kapsamına giren tüketim ürünlerine uygulanabilir.

Genel Ürün Güvenliği Direktifi piyasa gözetimi ile ilgili olarak ayrıntılı hükümler içermektedir(5 ve 6 ıncı maddeler). Bu hükümler, Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamına giren sektörlerde doğrudan uygulanmaz fakat özellikle tüketim ürünleri ile ilgili olarak, piyasa gözetimini gerçekleştirmede gerekli olan yükümlülükler ve yetkilerle ilgili olarak bir model sağlamaktadır.

1.2.3 Yeni Yaklaşım Direktifleri ve Ürün Sorumluluğu Direktifi

Ürün Sorumluluğu Direktifi Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamına giren bütün ürünlere uygulanabilir.

Yeni Yaklaşım Direktiflerinin amacı kamu yararını korumaktır(örneğin; kişilerin sağlık ve güvenliği, tüketicinin korunması, ticari muamelelerin korunması, çevrenin korunması). Bu yüzden, Yeni Yaklaşım Direktifleri mümkün olduğu kadar güvenli ve uygun olmayan ürünlerin piyasaya arzını engellemeyi amaçlamaktadır. Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamına giren bütün ürünlere uygulanabilen 85/374/EEC sayılı Ürün Sorumluluğu Direktifi, ürün güvenliğini garanti etmek için güçlü bir teşvik sağlamaktadır. Kişilere veya mallara zarara yol açacak kusurlu ürünlerden doğacak sorumluluğun yükleyeceği maliyetlerden kaçınmak bakımından güvenli ürünler temin etmek imalatçı, ithalatçı ve de dağıtıcının yararınadır. Sonuç olarak, Yeni Yaklaşım Direktifleri ve Ürün Sorumluluğu Direktifi yeterli düzeyde bir koruma sağlamada birbirini tamamlayıcı unsurlardır.

1.3 Piyasaya Arz ve Hizmete Sunulma

Piyasaya arz, ürünün Topluluk pazarında ilk defa olarak, ücretli veya ücretsiz, yer almasını sağlayan bir faaliyettir.
Hizmete sunma, Topluluk içinde nihai kullanıcının ürünü ilk defa kullanımıdır. Ancak, piyasa gözetimi çerçevesinde, hizmete sunma esnasında ürünlerin direktifin hükümleri ile uyumlu olmalarını temin etme ihtiyacı sınırlıdır.
Bir ürün ilk olarak Topluluk pazarında piyasaya sürüldüğünde ve hizmete sunulduğunda ilgili Yeni Yaklaşım Direktifleri ile uyumlu olmak zorundadır.

Üye Devletler;

• İlgili Yeni Yaklaşım direktiflerinin hükümleri ile uyumlu olan ürünlerin piyasaya sürülmesini ve hizmete sunulmasını yasaklamamak, kısıtlamamak ve engellememekle;
• Sadece, doğru olarak yapıldığı, kurulduğu, bakımı yapıldığı ve tasarlanan amaçlara uygun olarak kullanıldığında, kişilerin sağlık ve emniyetini veya ilgili direktiflerin kapsamındaki öteki çıkarları tehlikeye atmayan ürünlerin piyasaya sürülmesini ve hizmete sunulmasını teminen her türlü önlemi almakla

yükümlüdürler.

1.3.1 Ürünlerin Piyasaya Arzı

Yeni Yaklaşım Direktifleri, ilgili direktiflerinde belirtilen azami koruma düzeyine uygun olan ürünlerin serbest dolaşımını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Bu yüzden, Üye Devletler bu tür ürünlerin piyasaya arzını yasaklayamaz, kısıtlayamaz ve engelleyemez. Ancak, Üye Devletlere, özellikle AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerine göre, özel bir ürünün kullanımı konusunda ve işçileri, öteki kullanıcıları veya çevreyi koruma amaçlı olarak tasarımlanan ürünlerle ilgili olarak ek ulusal gerekler getirilmesine izin verilmektedir. Bu tür ulusal hükümler ne ilgili direktiflere uygun olarak üretilmiş olan ürünlerin ne de Topluluk pazarında piyasaya sürülmesi için gerekli olan koşulların değiştirilmesini gerektirir.

Bir ürün ilk olarak kullanıma hazır olduğunda bir ürün Topluluk piyasasına sürülür. Bu durumun, bir ürünün imalat aşamasından dağıtım veya kullanım amacıyla Topluluk piyasasına sürüldüğü anda gerçekleştiği kabul edilir. Ayrıca, piyasaya arz kavramı bir ürün çeşidine değil, her bir ürüne atfen ve ürünün tek olarak yada seriler halinde üretilip üretilmediğine bakılmaksızın kullanılır.

Ürünün transferi imalatçı veya Topluluk içindeki yetkili temsilcisinden Topluluktaki ithalatçıya veya ürünün Topluluk piyasasına dağıtımından sorumlu kişiye yapılır. Transfer doğrudan imalatçı veya Topluluk içindeki yetkili temsilcisinden ürünün nihai tüketicisi veya kullanıcısına da yapılabilir.

Ürünün, fiziki teslimatın veya mülkiyetin naklinin gerçekleşmesi halinde transfer olduğu kabul edilir. Bu transfer bir ücret karşılığı veya ücretsiz olabilir ve herhangi bir yasal araca dayanabilir. Bu yüzden, bir ürünün transferinin satış, borç, kiralama, finansal kiralama ve hediye edilme koşullarında gerçekleştiği kabul edilir.
Üçüncü bir ülkedeki bir üreticiden, onun Topluluktaki yetkili temsilcisine, üreticinin ürünün direktife uyumlu olduğunu temin etmede taahhütte bulunması şartıyla, transfer edilen,
Daha ileri bir aşamadaki işlemler için (örneğin; montaj, paketleme, işleme veya etiketleme) bir imalatçıya transfer edilen,
Gümrükler tarafından henüz serbest dolaşım izni verilmemiş veya bir başka gümrük prosedürüne göre yerleştirilmiş olan (örneğin; transit, depolama veya geçici ithalat) veya serbest bölgeye konulmuş bulunan,
Bir üye devlette üçüncü bir ülkeye ihracat maksadıyla üretilen,
Ticari fuar ve sergilerde sergilenen,
İlgili direktiflerde aksi öngörülmedikçe, imalatçı veya Topluluk içindeki yetkili temsilcisinin stoklarında bulunan ve henüz kullanıma hazır olmayan
ürünlerin piyasaya arzı gerçekleşmiş kabul edilmez.

Bir katalogda veya elektronik ticaret vasıtasıyla sunulmuş olan bir ürünün, gerçekten ilk defa kullanıma hazır hale gelinceye kadar Topluluk piyasasına sürülmemiş olduğuna hükmedilir. Yanıltıcı tanıtımı yasaklamayı amaçlayan kurallar ve ilkelere riayeti sağlamak için Topluluk piyasası için tasarımlanan bir ürünün uygunsuzluğu açıkça belirtilmelidir.

Ürünler piyasaya sürüldüklerinde ilgili Yeni Yaklaşım Direktifleri ve öteki Topluluk mevzuatı ile uyumlu olmak zorundadır. Buna göre, Toplulukta imal edilen yeni ürünler ve yeni veya kullanılmış olmalarına bakılmaksızın üçüncü ülkelerden ithal edilen bütün ürünlerin Topluluk piyasasına ilk olarak sürülecekleri zaman ilgili direktiflerin hükümlerini karşılıyor olması gereklidir. Üye Devletler bunu piyasa gözetimi çerçevesinde temin etmekle yükümlüdür. Topluluk piyasasındaki kullanılmış ürünler AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerinde belirlenmiş olan kurallara göre serbest dolaşıma konu olurlar.

1.3.2 Ürünün Hizmete Sunulması

Ürünün hizmete sunulması Toplulukta nihai kullanıcının ilk defa ürünü kullanmasıyla olur. Bir işyerinde hizmete sunulan ürünler bakımından işveren nihai kullanıcı olarak kabul edilir.
Ürünler, hizmete sunulduklarında, ilgili Yeni Yaklaşım Direktiflerinin ve öteki Topluluk mevzuatının hükümleri ile uyumlu olmak zorundadır. Ancak, doğru olarak kurulduğunda, bakımı yapıldığında ve öngörülen amaca uygun olarak kullanıldığında bu ürünlerin gereklere uygun olacağını doğrulama gereği piyasa gözetimi çerçevesinde;
Sadece bir montaj, tesis veya diğer değiştirme işlemlerinin gerçekleştirilmesinden sonra kullanılabilen ürünler;
Uygunluğu dağıtım koşullarından (örneğin; depolama, taşıma) etkilenebilen ürünler veya
Hizmete sokulmadan önce piyasaya sürülmeyen ürünler (örneğin; üreticinin kendi kullanımı için ürettiği ürünler) bakımından sınırlandırılmalıdır.

Üye Devletler, ilgili direktiflerin hükümlerine uygun olan ürünlerin hizmete sunulmasını yasaklayamaz, sınırlandıramaz veya engelleyemezler. Ancak, AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerine göre Üye devletlere, işçiler, öteki kullanıcılar veya da öteki ürünlerin korunması amacıyla hizmete sunma, tesis etme veya kullanma ile ilgili olarak ek ulusal şartlar getirme izni verilmektedir. Bu tür ulusal şartlar ilgili direktiflerin hükümlerine uygun olarak üretilmiş olan bir ürünün değişikliğe uğratılmasını gerektiremez.

1.1 Direktiflerin kapsamına giren ürünler

Yeni Yaklaşım Direktifleri Topluluk Pazarında ilk defa olarak piyasaya sürülecek (veya hizmete sokulacak) olan ürünlere uygulanır. Aynı zamanda bu direktifler, üye devletlerde üretilen yeni ürünler ile üçüncü ülkelerden ithal edilen kullanılmış ve ikinci el ürünlere uygulanır.
Ürün kavramı Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kendi arasında değişmektedir ve ürünün bir veya daha fazla direktifin kapsamına girip girmediğini doğrulamak imalatçının kendi sorumluluğundadır.
Önemli değişikliklere maruz kalan ürünler Topluluk pazarında piyasaya sürüldüklerinde veya hizmete sokulduklarında ilgili direktifin hükümleri ile uyumlu olmak zorunda olan yeni bir ürün olarak görülebilir. Bu aksi öngörülmediği sürece her duruma göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Orijinal performansında, amaç veya tipinde bir değişiklik olmadan tamir edilmiş olan ürünler Yeni Yaklaşım Direktiflerine göre uygunluk değerlendirme prosedürlerine tabi tutulmazlar.
Özellikle ve münhasıran askeri ve polisiye amaçlı kullanım için tasarlanmış olan ürünler açıkça belli bazı Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamının dışında bırakılmıştır. Öteki direktifler bakımından, Üye Devletler belli, şartlar altında, özellikle askeri kullanım amaçlı olarak tasarımlanan ürünleri AT Anlaşmasının 296 ıncı maddesine göre uygulama alanlarının dışında tutabilirler.

Yeni Yaklaşım Direktifleri Topluluk Pazarında piyasaya sürülmesi veya hizmete sokulması planlanan ürünlere uygulanır. Genellikle bu ürünler kullanıma hazırdır veya sadece tasarlanan amaçlar doğrultusunda kullanabilmek için lazım olan değişiklikleri gerektirir. Ayrıca, direktifler sadece ürünlerin Topluluk pazarında ilk defa olarak piyasaya sürülmesi veya hizmete sokulması durumlarında uygulanabilirler. Bunun sonucu olarak, direktifler ilk defa Topluluk pazarına giriyor olmaları şartıyla üçüncü bir ülkeden ithal edilmiş olan kullanılmış ve ikinci el ürünlere de uygulanır fakat daha önceden Topluluk pazarına girmiş bulunanlara uygulanmaz. Bu, direktifin uygulamaya girmesinden önce üretildiği bir üçüncü ülkeden ithal edilmiş olan ikinci el ve kullanılmış ürünlere bile uygulanır.

Ürün kavramı Yeni Yaklaşım direktiflerinin kendi aralarında değişmektedir. Direktif kapsamındaki nesnelere örneğin ürün, ekipman, cihaz, aygıt, alet, enstrüman, malzeme, parça veya güvenlik parçası, birim, aksesuar veya sistem adlarıyla atıfta bulunulabilir. Ürününün bir direktifin kapsamına girip girmediğinin teyidi üreticinin sorumluluğundadır.

Her bir ilgili direktifle uyum içinde olan ürün ve parçalarının bir kombinasyonu her zaman bir bütün olarak direktifle uyumlu olmak zorunda değildir. Ancak, bazı durumlarda, aynı kişi tarafından bir araya getirilen veya tasarımlanan farklı ürün ve parçaların kombinasyonu direktifin hükümleri ile uyumlu olmak zorunda olan bir tek ürün olarak kabul edilirler. Özellikle, söz konusu kombinasyonun imalatçısı, ilgili direktifin hükümlerini ve montajla, AT Uygunluk Beyanı ve CE işareti ile ilgili olan tüm gerekleri karşılayacak şekilde bir kombinasyon oluşturmak için gerekli olan uygun ürünlerin seçiminden sorumludur. Ürünlerin ve parçaların seçilen kombinasyonunun bir tek ürün olarak görülüp görülmemesi gerektiği her durum için ayrı ayrı imalatçı tarafından belirlenmek zorundadır.

Hizmete sokulduktan sonra orijinal verimliliğini, amacını veya tipini değiştirmeye yönelik önemli değişikliklere uğramış olan ürünler yeni bir ürün olarak kabul edilebilirler. Bu durum direktifin amacı ve söz konusu direktifin kapsamına giren ürünlerin tipi göz önünde bulundurularak her ürün için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yeniden yapılmış veya değiştirilmiş bir ürünün yeni bir ürün olarak kabul edildiği durumlarda ürün piyasaya sürüldüğünde veya hizmete sokulduğunda ilgili direktif hükümleri ile uyumlu olmak zorundadır. Bu durum, risk değerlendirmesine göre gerekli görüldüğü kadarıyla söz konusu direktifte öngörülen uygunluk değerlendirme prosedürlerine başvurularak doğrulanmak zorundadır. Özellikle, eğer risk değerlendirmesi tehlikenin içeriğinin veya risk düzeyinin arttığı sonucuna götürürse o zaman değişikliğe uğramış olan ürün normal olarak yeni bir ürün kabul edilmelidir. Söz konusu ürünün yeni bir ürün olarak kabul edilip edilmemesi gerektiği konusundaki değerlendirmeyi yapmakla üründeki önemli değişiklikleri gerçekleştiren kişi sorumludur.

Orijinal verimliliğinden, amaç ve tipinden bir değişiklik yapılmadan tamire uğramış olan (örneğin bir arıza sebebiyle) ürünler Yeni Yaklaşım Direktiflerine göre yeni bir ürün olarak kabul edilmezler. Bu yüzden, bu tür ürünlerin, orijinal ürünün direktifin yürürlüğe girmesinden önce veya sonra piyasaya sürülmüş olmasına bakılmaksızın, uygunluk değerlendirmesine tabi tutulmasına gerek yoktur. Ürün tamirat için geçici olarak bir üçüncü ülkeye ihraç edilmiş olsa bile bu durum uygulanır. Bu işlemler genel olarak arızalı veya eskimiş parçanın bir yedek parçayla değiştirilmesi suretiyle yapılır ki her ikisi de orijinal yedek parçayla eşdeğerdir veya en azından benzerdir(örneğin; değişiklikler eski parçanın teknik iyileştirmesi veya eski parçanın üretiminin yapılmaması dolayısı ile yapılabilir). Böylece, bakım işlemleri temel olarak direktiflerin kapsamı dışında bırakılmışlardır. Ancak, ürünün tasarım aşamasında amaçlanan bakım ve kullanım göz önünde bulundurulmalıdır.

Bazı Yeni Yaklaşım Direktifleri özellikle ve münhasıran askeri ve polisiye kullanım amaçlı olan ürünleri açıkça kapsamının dışında tutmaktadırlar. Öteki direktifler bakımından, ürün tanımı gereği askeri amaçlarla kullanılamıyorsa(örneğin; oyuncaklar, gezi amaçlı tekneler ve dondurucu cihazlar gibi), AT Anlaşmasının 296’ıncı maddesi göz önüne alınabilir. AT Anlaşmasının 296(1) maddesi, ilgili ürünler Anlaşmanın 296(2) maddesine göre Konseyce belirlenen listede bulundukları ve bu tür bir kapsam dışılığın askeri amaçlı olmayan ürünler bakımından Topluluk pazarında rekabet koşulları üzerinde olumsuz bir etki yaratmadığı sürece Üye Devletlere özel olarak askeri kullanım amaçlı ürünleri Topluluk mevzuatının kapsamının dışında tutma imkanı tanımaktadır.

1.2 Direktiflerin Eşzamanlı Uygulanmaları

1.2.1 Yeni Yaklaşım Direktifleri

Yeni Yaklaşım Direktifleri tarafından getirilen temel gerekler söz konusu ürünle ilgili olan bu temel gereklerin kapsamına giren risklere bağlı olarak birbiri ile örtüşebilir veya birbirini tamamlayabilir.
Ürünün piyasaya sürülmesi ve hizmete sokulması sadece ürünlerin bütün ilgili direktif hükümleri ile uyumlu olması ve yine bütün ilgili direktif hükümlerine göre uygunluk değerlendirmesi işlemlerine tabi tutulmuş olması durumunda mümkün olacaktır.
Aynı ürün veya riskin iki veya daha fazla direktifin kapsamına girmesi durumunda, öteki direktifler bazen, üretici tarafından belirlenen kullanım amacı göz önünde bulundurulmak suretiyle ürünün risk analizini içeren bir yöntemi takip edilerek uygulanmayabilir.

Yeni yaklaşım direktifleri birbiri ile örtüşen ve birbirini tamamlayan geniş bir ürün ve risk grubunu kapsamına almaktadır. Bir ürün için birden fazla direktifin göz önüne alınması gereğinin bir sonucu olarak, sadece ilgili direktiflerin tümünün hükümlerine uygun olan ürünler piyasaya sürülebilecek ve hizmete sokulabilecektir.

Direktiflerin temel gereklerinin kapsamına giren riskler, çoğu durumda birbirini tamamlayan farklı yönlerle ilgilidir( örneğin; elektromanyetik uygunluk ve basınçlı ekipmanlar ile ilgili direktifler, alçak gerilim ve makinalar ile ilgili direktiflerin kapsamına girmeyen durumları kapsar). Bu durum direktiflerin ortak olarak uygulanmasını gerektirmektedir. Buna göre, bütün ürünler ilgili bütün direktiflere uygun olarak tasarlanmalı ve üretilmelidir ve aksi öngörülmedikçe yine ilgili bütün direktiflere göre uygunluk değerlendirme prosedürlerine tabi tutulmalıdırlar.

Belli bazı direktifler öteki ilgili direktiflerin uygulanmasına doğrudan atıfta bulunurlar(Örneğin; asansörlerle ilgili direktif Makinalar direktifine atıfta bulunmaktadır ve telekomünikasyon terminal ekipmanları ile ilgili direktif de alçak gerilim direktifine atıfta bulunmaktadır). Bu tür atıfların bir takım direktiflerde bulunmamasına rağmen direktiflerin eş zamanlı uygulanmasına dair genel ilke yine direktiflerin temel gereklerinin birbirini tamamladığı yerlerde geçerlidir.

Aynı ürün veya risk iki veya daha fazla direktifin kapsamına giriyor olabilir. Böyle bir durumda, öteki direktiflerin uygulanması diğer direktiflerin kapsamlarından belli ürünlerin çıkartılması veya daha spesifik bir direktifin tercihe şayan olması ile sınırlandırılmaktadır. Bu durum, genellikle bir ürün için risk analizini veya bazen ürünün tasarlanan amacının analizini gerektirir ve bunu takiben uygulanacak direktif belirlenir. Ürünle ilgili risklerin belirlenmesinde(açıklanmasında), imalatçıya standart kuruluşlarının söz konusu ürün için uyumlaştırılmış standartlarla ilgili olarak gerçekleştirdikleri risk değerlendirmesi yardımcı olabilir. Ürünün baskın risklerini göz önünde bulundurarak bu risk analizi sadece uygulanması mümkün olan direktiflerden birinin çerçevesinde bu tür standartların yayımlanmasına yol açabilir.

1.2.2 Yeni Yaklaşım Direktifleri ve Genel Ürün Güvenliği Direktifi

Genel Ürün Güvenliği Direktifi
• Ürün Yeni Yaklaşım Direktiflerinin veya öteki Topluluk Mevzuatının kapsamına girmemesi
• Emniyet unsurları veya risk kategorilerinin hiçbirisi Yeni Yaklaşım Direktifleri veya öteki Topluluk mevzuatının kapsamına girmemesi
koşullarıyla ticari aktiviteler çerçevesinde arz edilen tüketim ürünlerine uygulanır.

92/59/EEC sayılı Genel Ürün Güvenliği Direktifi piyasaya sürülmüş olan tüketim ürünlerinin normal veya öngörülen kullanım koşullarında herhangi bir risk oluşturmamasını temin etmeyi amaçlamaktadır. Bu direktif, üreticilerin sadece güvenli ürünleri piyasaya sürmeleri ve riskleri hakkında bilgi vermelerini gerektirmektedir. Bu direktif aynı zamanda Üye Devletlere piyasada bulunan ürünleri gözetleme ve ciddi risk durumundaki bilgilendirme sistemi veya korunma önlemleri kapsamında alınan tedbirlerle ilgili olarak Komisyonu bilgilendirme zorunluluğu da getirmektedir. Genel Ürün Güvenliği Direktifi tüketim amaçlı olarak tasarımlanan veya tüketiciler tarafından kullanılması olasılığı bulunan ve ticari bir faaliyet sonucunda tedarik edilen yeni, kullanılmış ve yenilenmiş ürünleri kapsamaktadır. Bu tanıma göre, birden fazla Yeni Yaklaşım Direktifinin kapsamına giren ürünler tüketim ürünleri olarak kabul edilecektir(oyuncaklar, gezi amaçlı tekneler, dondurucular, belli çaptaki elektrikli aletler, gaz yakan aletler, makinalar, kişisel koruyucu donanımlar ve basınçlı kaplar gibi).

Genel Ürün Güvenliği Direktifi, ilgili ürünlerin emniyetle ilgili bütün yönlerini düzenleyen Topluluk mevzuatında özel hükümler bulunmadığı sürece uygulanabilir. Ayrıca, Topluluk mevzuatının özel hükümlerinin ilgili ürün için ürün güvenliğinin ve ilgili ürün için risk kategorilerinin yalnızca belli yönlerini düzenlediği yerlerde, bu hükümler söz konusu ürüne, güvenlik yönleri veya riskler bakımından uygulanabilir. Bu kural ürün güvenliği ve ürünlerin içerdikleri risk kategorilerinin bütün yönleri için Yeni Yaklaşım direktiflerinin uygulanmasına öncelik vermektedir. Ayrıca, Yeni Yaklaşım direktiflerinin kapsamına giren ürünler bakımından, amaç, gerektiğinde bu direktiflerin ve ilgili öteki Topluluk mevzuatı hükümlerinin eş zamanlı uygulanması aracılığıyla da, öngörülebilir bütün riskleri kapsamak olmalıdır.

Yeni yaklaşım direktiflerinin ve öteki Topluluk mevzuatının uygulama alanı dışında kalan tüketim ürünleri ( örneğin; söz konusu direktifte yapılan tanımla uyumlu olmayan ürünler, orijinalleri direktifin yürürlüğe girmesinden önce Topluluk pazarına sürülmüş olan kullanılmış ve ikinci el ürünler ve tamire uğramış ürünler) ticari bir aktiviteye konu oldukları sürece Genel Ürün Güvenliği Direktifinin kapsamına girerler.

Yeni Yaklaşım direktifleri, farklı tıbbi cihaz çeşitleri ile ilgili olan direktiflerdeki uyarı sistemleri hariç olmak üzere, acil durumlarda piyasa gözetiminden sorumlu kuruluşlar arasında bir hızlı bilgi değişimi sistemi içermemektedir. Bu yüzden, tehlike durumunda hızlı bilgi değişimi prosedürleri ile ilgili hükümler ve Topluluk düzeyinde buna bağlı alınan tedbirler, Yeni Yaklaşım direktiflerinin kapsamına giren tüketim ürünlerine uygulanabilir.

Genel Ürün Güvenliği Direktifi piyasa gözetimi ile ilgili olarak ayrıntılı hükümler içermektedir(5 ve 6 ıncı maddeler). Bu hükümler, Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamına giren sektörlerde doğrudan uygulanmaz fakat özellikle tüketim ürünleri ile ilgili olarak, piyasa gözetimini gerçekleştirmede gerekli olan yükümlülükler ve yetkilerle ilgili olarak bir model sağlamaktadır.

1.2.3 Yeni Yaklaşım Direktifleri ve Ürün Sorumluluğu Direktifi

Ürün Sorumluluğu Direktifi Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamına giren bütün ürünlere uygulanabilir.

Yeni Yaklaşım Direktiflerinin amacı kamu yararını korumaktır(örneğin; kişilerin sağlık ve güvenliği, tüketicinin korunması, ticari muamelelerin korunması, çevrenin korunması). Bu yüzden, Yeni Yaklaşım Direktifleri mümkün olduğu kadar güvenli ve uygun olmayan ürünlerin piyasaya arzını engellemeyi amaçlamaktadır. Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamına giren bütün ürünlere uygulanabilen 85/374/EEC sayılı Ürün Sorumluluğu Direktifi, ürün güvenliğini garanti etmek için güçlü bir teşvik sağlamaktadır. Kişilere veya mallara zarara yol açacak kusurlu ürünlerden doğacak sorumluluğun yükleyeceği maliyetlerden kaçınmak bakımından güvenli ürünler temin etmek imalatçı, ithalatçı ve de dağıtıcının yararınadır. Sonuç olarak, Yeni Yaklaşım Direktifleri ve Ürün Sorumluluğu Direktifi yeterli düzeyde bir koruma sağlamada birbirini tamamlayıcı unsurlardır.

1.3 Piyasaya Arz ve Hizmete Sunulma

Piyasaya arz, ürünün Topluluk pazarında ilk defa olarak, ücretli veya ücretsiz, yer almasını sağlayan bir faaliyettir.
Hizmete sunma, Topluluk içinde nihai kullanıcının ürünü ilk defa kullanımıdır. Ancak, piyasa gözetimi çerçevesinde, hizmete sunma esnasında ürünlerin direktifin hükümleri ile uyumlu olmalarını temin etme ihtiyacı sınırlıdır.
Bir ürün ilk olarak Topluluk pazarında piyasaya sürüldüğünde ve hizmete sunulduğunda ilgili Yeni Yaklaşım Direktifleri ile uyumlu olmak zorundadır.

Üye Devletler;

• İlgili Yeni Yaklaşım direktiflerinin hükümleri ile uyumlu olan ürünlerin piyasaya sürülmesini ve hizmete sunulmasını yasaklamamak, kısıtlamamak ve engellememekle;
• Sadece, doğru olarak yapıldığı, kurulduğu, bakımı yapıldığı ve tasarlanan amaçlara uygun olarak kullanıldığında, kişilerin sağlık ve emniyetini veya ilgili direktiflerin kapsamındaki öteki çıkarları tehlikeye atmayan ürünlerin piyasaya sürülmesini ve hizmete sunulmasını teminen her türlü önlemi almakla

yükümlüdürler.

1.3.1 Ürünlerin Piyasaya Arzı

Yeni Yaklaşım Direktifleri, ilgili direktiflerinde belirtilen azami koruma düzeyine uygun olan ürünlerin serbest dolaşımını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Bu yüzden, Üye Devletler bu tür ürünlerin piyasaya arzını yasaklayamaz, kısıtlayamaz ve engelleyemez. Ancak, Üye Devletlere, özellikle AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerine göre, özel bir ürünün kullanımı konusunda ve işçileri, öteki kullanıcıları veya çevreyi koruma amaçlı olarak tasarımlanan ürünlerle ilgili olarak ek ulusal gerekler getirilmesine izin verilmektedir. Bu tür ulusal hükümler ne ilgili direktiflere uygun olarak üretilmiş olan ürünlerin ne de Topluluk pazarında piyasaya sürülmesi için gerekli olan koşulların değiştirilmesini gerektirir.

Bir ürün ilk olarak kullanıma hazır olduğunda bir ürün Topluluk piyasasına sürülür. Bu durumun, bir ürünün imalat aşamasından dağıtım veya kullanım amacıyla Topluluk piyasasına sürüldüğü anda gerçekleştiği kabul edilir. Ayrıca, piyasaya arz kavramı bir ürün çeşidine değil, her bir ürüne atfen ve ürünün tek olarak yada seriler halinde üretilip üretilmediğine bakılmaksızın kullanılır.

Ürünün transferi imalatçı veya Topluluk içindeki yetkili temsilcisinden Topluluktaki ithalatçıya veya ürünün Topluluk piyasasına dağıtımından sorumlu kişiye yapılır. Transfer doğrudan imalatçı veya Topluluk içindeki yetkili temsilcisinden ürünün nihai tüketicisi veya kullanıcısına da yapılabilir.

Ürünün, fiziki teslimatın veya mülkiyetin naklinin gerçekleşmesi halinde transfer olduğu kabul edilir. Bu transfer bir ücret karşılığı veya ücretsiz olabilir ve herhangi bir yasal araca dayanabilir. Bu yüzden, bir ürünün transferinin satış, borç, kiralama, finansal kiralama ve hediye edilme koşullarında gerçekleştiği kabul edilir.
Üçüncü bir ülkedeki bir üreticiden, onun Topluluktaki yetkili temsilcisine, üreticinin ürünün direktife uyumlu olduğunu temin etmede taahhütte bulunması şartıyla, transfer edilen,
Daha ileri bir aşamadaki işlemler için (örneğin; montaj, paketleme, işleme veya etiketleme) bir imalatçıya transfer edilen,
Gümrükler tarafından henüz serbest dolaşım izni verilmemiş veya bir başka gümrük prosedürüne göre yerleştirilmiş olan (örneğin; transit, depolama veya geçici ithalat) veya serbest bölgeye konulmuş bulunan,
Bir üye devlette üçüncü bir ülkeye ihracat maksadıyla üretilen,
Ticari fuar ve sergilerde sergilenen,
İlgili direktiflerde aksi öngörülmedikçe, imalatçı veya Topluluk içindeki yetkili temsilcisinin stoklarında bulunan ve henüz kullanıma hazır olmayan
ürünlerin piyasaya arzı gerçekleşmiş kabul edilmez.

Bir katalogda veya elektronik ticaret vasıtasıyla sunulmuş olan bir ürünün, gerçekten ilk defa kullanıma hazır hale gelinceye kadar Topluluk piyasasına sürülmemiş olduğuna hükmedilir. Yanıltıcı tanıtımı yasaklamayı amaçlayan kurallar ve ilkelere riayeti sağlamak için Topluluk piyasası için tasarımlanan bir ürünün uygunsuzluğu açıkça belirtilmelidir.

Ürünler piyasaya sürüldüklerinde ilgili Yeni Yaklaşım Direktifleri ve öteki Topluluk mevzuatı ile uyumlu olmak zorundadır. Buna göre, Toplulukta imal edilen yeni ürünler ve yeni veya kullanılmış olmalarına bakılmaksızın üçüncü ülkelerden ithal edilen bütün ürünlerin Topluluk piyasasına ilk olarak sürülecekleri zaman ilgili direktiflerin hükümlerini karşılıyor olması gereklidir. Üye Devletler bunu piyasa gözetimi çerçevesinde temin etmekle yükümlüdür. Topluluk piyasasındaki kullanılmış ürünler AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerinde belirlenmiş olan kurallara göre serbest dolaşıma konu olurlar.

1.3.2 Ürünün Hizmete Sunulması

Ürünün hizmete sunulması Toplulukta nihai kullanıcının ilk defa ürünü kullanmasıyla olur. Bir işyerinde hizmete sunulan ürünler bakımından işveren nihai kullanıcı olarak kabul edilir.
Ürünler, hizmete sunulduklarında, ilgili Yeni Yaklaşım Direktiflerinin ve öteki Topluluk mevzuatının hükümleri ile uyumlu olmak zorundadır. Ancak, doğru olarak kurulduğunda, bakımı yapıldığında ve öngörülen amaca uygun olarak kullanıldığında bu ürünlerin gereklere uygun olacağını doğrulama gereği piyasa gözetimi çerçevesinde;
Sadece bir montaj, tesis veya diğer değiştirme işlemlerinin gerçekleştirilmesinden sonra kullanılabilen ürünler;
Uygunluğu dağıtım koşullarından (örneğin; depolama, taşıma) etkilenebilen ürünler veya
Hizmete sokulmadan önce piyasaya sürülmeyen ürünler (örneğin; üreticinin kendi kullanımı için ürettiği ürünler) bakımından sınırlandırılmalıdır.

Üye Devletler, ilgili direktiflerin hükümlerine uygun olan ürünlerin hizmete sunulmasını yasaklayamaz, sınırlandıramaz veya engelleyemezler. Ancak, AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerine göre Üye devletlere, işçiler, öteki kullanıcılar veya da öteki ürünlerin korunması amacıyla hizmete sunma, tesis etme veya kullanma ile ilgili olarak ek ulusal şartlar getirme izni verilmektedir. Bu tür ulusal şartlar ilgili direktiflerin hükümlerine uygun olarak üretilmiş olan bir ürünün değişikliğe uğratılmasını gerektiremez.

1.4 Geçiş Dönemi

Yeni Yaklaşım Direktiflerinin çoğu bir geçiş dönemi getirmektedir.
Üye Devletler, geçiş dönemi sona erene kadar, ulusal sistemlerine göre tasarımlanmış ve üretilmiş olan ürünlerin piyasalarına sürülmesine izin vermekle yükümlüdürler. Bu yüzden, imalatçı, geçiş dönemi boyunca, ulusal sistemi veya direktifi uygulama arasında seçme yapma hakkına sahiptir.
İlgili bütün direktiflerin hükümlerine uygun olan ürünler geçiş dönemi boyunca her hangi bir üye devlette piyasaya sürülebilir ve hizmete sunulabilir.Ulusal düzenlemeler veya zorunlu olmayan teknik spesifikasyonlara uygun olarak üretilen ürünler AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerindeki ilkelere göre serbest dolaşım imkanına sahiptir.
Geçiş döneminin sonunda, direktif, aynı ürünleri veya aynı gerekleri içeren ulusal kuralların hariç tutulmasına uygulanır. Bu yüzden, geçiş döneminden sonra, yalnızca ilgili direktiflerle uyumlu olan ürünler Topluluk pazarına sürülebilir ve hizmete sunulabilir.

Geçiş döneminin amacı, üreticilere ve onaylanmış kuruluşların yeni direktifler tarafından getirilen temel gerekler ve uygunluk değerlendirme prosedürlerine aşamalı bir şekilde uyarlanmalarını ve böylece üretimin engellenmesi riskinin ortadan kalkmasını sağlamaktır. Ayrıca, üreticiler, ithalatçılar ve dağıtıcılara yeni direktiflerin verdiği haklarını incelemek için, örneğin; direktiften önce yürürlükte bulunan ulusla mevzuata göre üretmiş oldukları stoklarını satmak bakımından, bir zaman tanınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Nihayetinde, geçiş dönemi prensip olarak Yeni Yaklaşım Direktiflerinin uygulanması bakımından bir ön şart olmamakla beraber harmonize standartların kabulü için fazladan bir süre sağlamaktadır .

Geçiş döneminin amaçlarına uygun olarak, aksi öngörülmedikçe, geçiş dönemi süresince Üye Devletler ulusal sistemlerini bir seçenek olarak devam ettirmekle yükümlüdürler. Önceden varolan kuralları devam ettirme yükümlülüğü yalnızca her Üye Ülkede yürürlükte bulunan zorunlu hükümlere uygulanmaz fakat aynı zamanda üreticiler tarafından seçmeli olarak uygulanan teknik spesifikasyonlara da uygulanır. Sonuç olarak, düzenlemeleri bulunmayan Üye Devletler, sıkı bir şekilde var olan sistemi sürdürmeli ve böylece kural koymaktan kaçınmalıdır. Ayrıca, ulusal standart kuruluşları geçiş dönemi süresince var olan ulusal sisteme göre başvurulan ulusal standartların birer nüshasını temin etmekle yükümlüdür.

Bir geçiş dönemi öngören her direktif yürürlükteki ulusal sistemin dondurulması için bir tarih belirler. Genel olarak, bu direktifin yürürlüğe girdiği tarihtir fakat bazen de direktifin kabul edildiği tarih olmaktadır.

Geçiş dönemi boyunca Üye Devletler, ürün gereklerini veya uygunluk değerlendirme prosedürlerini değiştirecek veya da elde edilen haklar üzerinde başka türlü bir etkide bulunacak olan hiçbir değişiklik yapamazlar. Ancak, Üye Devletlerin olağanüstü durumlarda değişiklik yapmalarına izin verilir. Örneğin; teknik ilerleme veya istisnai koşullar yürürlükteki sistemin meşru bir gereği sağlamada başarısız olduğunu ve bu eksikliğin Üye eyaletlerin yürürlükteki kuralları zamanında değiştirerek önleyemeyeceği riskler taşıdığını ortaya çıkarabilir. Bu tür değişiklikler, 98/34/EC sayılı direktifte ifade edildiği üzere, öneri aşamasında yorumlarını sunma imkanı sağlamak için Komisyona ve öteki Üye Devletlere gönderilmelidir.

Geçiş döneminin sonunda, Üye Devletler o zamana kadar yürürlükte tuttukları ulusal sistemlerini uygulamadan kaldırmakla örneğin; ilgili düzenlemeleri yürürlükten kaldırmakla yükümlüdürler. Sonuç olarak, yeni direktifin uygulanmasına yönelik olan ulusal önlemler her üye devletteki ürünler ve riskler için yürürlükte olan tek zorunlu kurallar olacaklardır. Bu yüzden, ürünler artık yürürlükten kaldırılan sisteme göre verilen tip onaylarına ve öteki belgelere göre üretilemez.

Geçiş döneminden sonra, bu geçiş dönemi zarfında veya daha önce yürürlükten kalkacak sisteme göre üretilmiş olan ürünler artık Topluluk pazarında yer alamayacaktır. Yeni direktifin güvenlik veya öteki amaçlarına uygun olarak geçiş döneminin sona ermesinden önce piyasaya sürülmüş olan bir ürüne şayet piyasaya sürüldüğü anda kullanım için hazır halde bulunuyorsa bu tarihten sonra hizmete sunulma izni verilmelidir. Aksi taktirde, sadece direktifin hükümlerine tam uygunluğa sahip olduğunda o tarihten sonra piyasaya sürülebilir.

Genel ilkeye göre, CE işareti, bu işaretin iliştirilmesini gerektiren birden fazla direktife tabi olan ürünlerin söz konusu direktiflerin bütün hükümlerine uygun olduğunu gösterir. Ancak, bu direktiflerin bir veya birden fazlası üreticiye bir geçiş dönemi boyunca hangi düzenlemeleri uygulayacağı konusunda bir seçme imkanı tanıyorsa CE işareti sadece üreticinin uygulamayı seçtiği direktiflere uygunluğu gösterir. Bu yüzden, bir geçiş dönemi boyunca CE işareti ille de, ürünün CE işareti iliştirilmesini gerektiren ilgili bütün direktiflere uygun olduğunu göstermez. Böylece, direktifin gerekli gördüğü ve ürünle birlikte verilen belgeler, uyarılar ve talimatlarda, uygulanan ilgili direktiflerin en azından birisinin ürünün üretildiği anda bir geçiş dönemi öngördüğü, yerlerde üreticinin uyguladığı direktifler açıkça gösterilmelidir. Uygulanan direktiflerle ilgili bilgiler AT Uygunluk Beyanında belirtilmelidir.

Yeni Yaklaşım Direktiflerinin çoğu bir geçiş dönemi getirmektedir.
Üye Devletler, geçiş dönemi sona erene kadar, ulusal sistemlerine göre tasarımlanmış ve üretilmiş olan ürünlerin piyasalarına sürülmesine izin vermekle yükümlüdürler. Bu yüzden, imalatçı, geçiş dönemi boyunca, ulusal sistemi veya direktifi uygulama arasında seçme yapma hakkına sahiptir.
İlgili bütün direktiflerin hükümlerine uygun olan ürünler geçiş dönemi boyunca her hangi bir üye devlette piyasaya sürülebilir ve hizmete sunulabilir.Ulusal düzenlemeler veya zorunlu olmayan teknik spesifikasyonlara uygun olarak üretilen ürünler AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerindeki ilkelere göre serbest dolaşım imkanına sahiptir.
Geçiş döneminin sonunda, direktif, aynı ürünleri veya aynı gerekleri içeren ulusal kuralların hariç tutulmasına uygulanır. Bu yüzden, geçiş döneminden sonra, yalnızca ilgili direktiflerle uyumlu olan ürünler Topluluk pazarına sürülebilir ve hizmete sunulabilir.

Geçiş döneminin amacı, üreticilere ve onaylanmış kuruluşların yeni direktifler tarafından getirilen temel gerekler ve uygunluk değerlendirme prosedürlerine aşamalı bir şekilde uyarlanmalarını ve böylece üretimin engellenmesi riskinin ortadan kalkmasını sağlamaktır. Ayrıca, üreticiler, ithalatçılar ve dağıtıcılara yeni direktiflerin verdiği haklarını incelemek için, örneğin; direktiften önce yürürlükte bulunan ulusla mevzuata göre üretmiş oldukları stoklarını satmak bakımından, bir zaman tanınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Nihayetinde, geçiş dönemi prensip olarak Yeni Yaklaşım Direktiflerinin uygulanması bakımından bir ön şart olmamakla beraber harmonize standartların kabulü için fazladan bir süre sağlamaktadır .

Geçiş döneminin amaçlarına uygun olarak, aksi öngörülmedikçe, geçiş dönemi süresince Üye Devletler ulusal sistemlerini bir seçenek olarak devam ettirmekle yükümlüdürler. Önceden varolan kuralları devam ettirme yükümlülüğü yalnızca her Üye Ülkede yürürlükte bulunan zorunlu hükümlere uygulanmaz fakat aynı zamanda üreticiler tarafından seçmeli olarak uygulanan teknik spesifikasyonlara da uygulanır. Sonuç olarak, düzenlemeleri bulunmayan Üye Devletler, sıkı bir şekilde var olan sistemi sürdürmeli ve böylece kural koymaktan kaçınmalıdır. Ayrıca, ulusal standart kuruluşları geçiş dönemi süresince var olan ulusal sisteme göre başvurulan ulusal standartların birer nüshasını temin etmekle yükümlüdür.

Bir geçiş dönemi öngören her direktif yürürlükteki ulusal sistemin dondurulması için bir tarih belirler. Genel olarak, bu direktifin yürürlüğe girdiği tarihtir fakat bazen de direktifin kabul edildiği tarih olmaktadır.

Geçiş dönemi boyunca Üye Devletler, ürün gereklerini veya uygunluk değerlendirme prosedürlerini değiştirecek veya da elde edilen haklar üzerinde başka türlü bir etkide bulunacak olan hiçbir değişiklik yapamazlar. Ancak, Üye Devletlerin olağanüstü durumlarda değişiklik yapmalarına izin verilir. Örneğin; teknik ilerleme veya istisnai koşullar yürürlükteki sistemin meşru bir gereği sağlamada başarısız olduğunu ve bu eksikliğin Üye eyaletlerin yürürlükteki kuralları zamanında değiştirerek önleyemeyeceği riskler taşıdığını ortaya çıkarabilir. Bu tür değişiklikler, 98/34/EC sayılı direktifte ifade edildiği üzere, öneri aşamasında yorumlarını sunma imkanı sağlamak için Komisyona ve öteki Üye Devletlere gönderilmelidir.

Geçiş döneminin sonunda, Üye Devletler o zamana kadar yürürlükte tuttukları ulusal sistemlerini uygulamadan kaldırmakla örneğin; ilgili düzenlemeleri yürürlükten kaldırmakla yükümlüdürler. Sonuç olarak, yeni direktifin uygulanmasına yönelik olan ulusal önlemler her üye devletteki ürünler ve riskler için yürürlükte olan tek zorunlu kurallar olacaklardır. Bu yüzden, ürünler artık yürürlükten kaldırılan sisteme göre verilen tip onaylarına ve öteki belgelere göre üretilemez.

Geçiş döneminden sonra, bu geçiş dönemi zarfında veya daha önce yürürlükten kalkacak sisteme göre üretilmiş olan ürünler artık Topluluk pazarında yer alamayacaktır. Yeni direktifin güvenlik veya öteki amaçlarına uygun olarak geçiş döneminin sona ermesinden önce piyasaya sürülmüş olan bir ürüne şayet piyasaya sürüldüğü anda kullanım için hazır halde bulunuyorsa bu tarihten sonra hizmete sunulma izni verilmelidir. Aksi taktirde, sadece direktifin hükümlerine tam uygunluğa sahip olduğunda o tarihten sonra piyasaya sürülebilir.

Genel ilkeye göre, CE işareti, bu işaretin iliştirilmesini gerektiren birden fazla direktife tabi olan ürünlerin söz konusu direktiflerin bütün hükümlerine uygun olduğunu gösterir. Ancak, bu direktiflerin bir veya birden fazlası üreticiye bir geçiş dönemi boyunca hangi düzenlemeleri uygulayacağı konusunda bir seçme imkanı tanıyorsa CE işareti sadece üreticinin uygulamayı seçtiği direktiflere uygunluğu gösterir. Bu yüzden, bir geçiş dönemi boyunca CE işareti ille de, ürünün CE işareti iliştirilmesini gerektiren ilgili bütün direktiflere uygun olduğunu göstermez. Böylece, direktifin gerekli gördüğü ve ürünle birlikte verilen belgeler, uyarılar ve talimatlarda, uygulanan ilgili direktiflerin en azından birisinin ürünün üretildiği anda bir geçiş dönemi öngördüğü, yerlerde üreticinin uyguladığı direktifler açıkça gösterilmelidir. Uygulanan direktiflerle ilgili bilgiler AT Uygunluk Beyanında belirtilmelidir.

 

 

 

İnönü Mah. Kayışdağı Cad. No: 148 Münire Sağ İş Merkezi Kat 3-4 Ataşehir / Istanbul
Tel : 0216-469 46 66 Fax : 0216-469 46 67 Email:
info@szutest.com.tr